ÇİZGİ FİLM VE ANİMASYON │SÜLEYMAN SÜZEN │SOHBET

çizgi-film-animasyon-bölümü-süleyman-süzen
ÇİZGİ FİLM VE ANİMASYON 
Sizleri, yaptığı işleri ve başarılarını keyifle takip ettiğim lise arkadaşım Süleyman Süzen (Arito Soto) ile tanıştırmak istiyorum. Benimle bu sohbeti yaptığın için çok teşekkür ederim. Dilerim bir sonraki sohbetimizi yüz yüze yaparız. :)

Süleyman Süzen Kimdir? Ne yapar, nerede yaşar? Bize kendini anlatır mısın?

-Herkese selamlar! 25 yaşında, Almanya’da bir oyun şirketinde Game Artist olarak çalışan biriyim. Antalya’nın Manavgat ilçesinde doğdum ve 2009 yılında Şule Muzaffer Büyük Meslek Lisesi Grafik Tasarım bölümüne giriş yaparak Ause’mizle tanışma şansı yakaladım. Ardından lise eğitimimi bitirdiğim gibi öğretmenlerimin de anime/çizgi film ve oyunlara olan ilgimi fark etmesiyle Çizgi Film Animasyon bölümüyle tanıştım ve küçük bir araştırma yaptıktan sonra çalışıp Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Çizgi Film Animasyon bölümünü kazandım. Bu küçük şehirde Güzel Sanatlar Fakültesi sayesinde güzel arkadaşlar ve değerli anılar biriktirdim. Eğitimimi bitirdiğim gibi birçok kişinin yaşadığı iş bulamama ya da mesleğimde yeterli olamama endişesi beni de sarmıştı. Ardından bitirdiğim sene Linked.in aracılığı ile Alictus isimli şirketten bir iş teklifi ve değerlendirme mesajı aldım ve bu fırsatı değerlendirmeye karar verdim. Birkaç küçük test yaptıktan sonra bu konuda bir şeyler başarabileceğime inandıkları için Game Artist pozisyonuna kabul edildim. Bana bu şansı veren kişilere buradan teşekkürlerimi sunarım. 

Bu iş teklifinden sonra hayatında neler değişti?

-Ankara’da geçirdiğim 4 yıllık iş hayatımda, başta Amerika olmak üzere birçok büyük ülkelerde indirme rekorları kırdık ve listelerde 1. sıraya yerleşen oyunlar yayınladık. Bu benim iş hayatımda kendime öz güven kazandırdı ve doğal olarak diğer şirketlerin dikkatini çekti. Türkiye içinden iş teklifleri gelmeye başladı ancak özgürlüğüne düşkün bir insan olarak Türkiye’de yaşama fikri ne yazık ki bana sıcak gelmiyordu çünkü yaşam tarzımın ülkenin genel düşünce yapısıyla uyuşmadığını düşünüyorum. Şu ana kadar özetlemek gerekirse her zaman bir hedef koydum ve o hedefe ulaşmak için elimden geleni yaptım. Hedefime ulaşır ulaşmaz daha yüksek bir hedef arayışına girdim. Bu şekilde yavaş yavaş kendimi geliştirme yolunda emin adımlarla ilerlediğimi düşünüyorum.

Kesinlikle öyle, bu yolculuğuna ucundan kıyısından bizde dahil oluyoruz. Kendini geliştirmeye devam ediyorsun. Eminim birçok kişiye ilham oluyorsundur. 

Kendini nasıl tanımlarsın? Neleri seversin?

-Bu konuda biraz zorlanıyorum çünkü hâlâ kendimi tam anlayabilmiş değilim. Ancak arkadaşlarımdan duyduğum genel yorumlar hayalperest, kıskanç (aşırı doğru), yetenekli, esprili ve komik olmaya çalışan (çoğunlukla olamayan) bir insanım sanırım.  Ayrıca doğayı ve hayvanları çok severim! Özellikle su altı dünyası beni büyüleyen şeylerden bir tanesidir. Hobi olarak yakında aquascaping’e başlamayı düşünüyorum.

Yeni hobinle ilgili gelişmeleri merakla bekliyorum. :)

Şu an yaşadığın yerin hikâyesi nedir?

-Günün birinde Almanya’dan bir iş teklifi aldım ve yine 4 yıl önce olduğu gibi bu fırsatı değerlendirmem gerektiğini düşündüm. Ailem, iş arkadaşlarım ve yakın arkadaşlarımdan ayrılmak ne kadar zor olsa da hayallerimin peşinden gitmek benim için en büyük hedefti. Teklifi değerlendirdim ve yine 4 yıl önce olduğu gibi birkaç testten sonra yeterli olduğumu düşündüler ve pozisyon için kabul edildim. Şirket Almanya’nın Hamburg şehrinin merkezinde konumlanmış durumda. Pandemiden dolayı ne kadar evde kalmayı tercih etsem de şunu söyleyebilirim ki şehrin çok güzel manzaraları var. Gezmek isteyenlerin listesinde olması gereken bir şehir Hamburg.

Bazı sosyal platformlarda ismini Arito Soto olarak kullanıyorsun. Bu isim nereden aklına geldi? Merak ediyorum :).

-Açıkçası pek bir anlamı yok, ergenlik döneminde kimlik sorunları yaşanırken alınmış bir karar diyebilirim. :) Şimdi ise arkadaşlarımın bir kısmı bu ismi benim kadar benimsemiş durumda ve her dilde kolay bir şekilde söylenebildiği için kullanmaya devam etmeyi düşünüyorum. Hem birisi beni bu şekilde çağırdığında bir animenin ana karakteriymiş gibi hissediyorum! he he

Benim Ause olmam gibi desene :)

Lisede Grafikerlik okudun. Bu bölüme ilgin nasıl başladı, yeteneğinin nasıl farkına vardın?

-Yeteneğimi öğretmenlerim 1. sınıftayken fark etmişlerdi. Kendimi bildim bileli sürekli resim çizerdim. Özellikle hayvan ve balık resimleri. Daha sonra bu hayvanların özelliklerini karıştırıp farklı yaratıklar üretmeye devam ettim. Hayal gücümün sınırlarını zorlamak, kafamdaki şeyleri insanlara da göstermek sanırım en büyük arzumdu. Çünkü çocukken pek anlaşıldığımı sanmıyorum ne yazık ki. :) Ne zaman fantastik bir şeyler paylaşmak istesem genelde insanların tepkileri heves kırıcı oluyordu. Kendini ifade etmekte güçlük yaşayan küçük bir çocuğa söylenmemesi gereken şeyler olduğunu düşünüyorum.

Çok haklısın. Çocuklara bu tür yaklaşımlar gelecekte ciddi öz güven sorunlarına yol açabiliyor. 

Sonra ne oldu?

-1. Sınıfta öğretmenim resim dersinde arkadaşlarımın da çizimlerini yaptığımı fark etmişti. Sonra çizimlerimi inceleyip okulun resim öğretmeniyle iletişimime geçmemi sağlamıştı. Ardından resim yarışmalarına da katılmaya başladıktan sonra gerçekten insanların beni fark edebileceği, beni diğerlerinden ayıran bir özelliğim olduğunu ve bunu çok sevdiğimi fark ettim. Okulda her matematik ve tarih dersinde defterime bir şeyler karalayarak kendimi geliştirdim. Ardından Manavgat’taki tek seçeneğim olan Şule Muzaffer Büyük Meslek Lisesinin Grafik Tasarım bölümüne küçük bir yetenek sınavıyla giriş yaptım.

Üniversite bölümüne nasıl karar verdin?

-Yeteneğim ve ilgi alanlarımdan yola çıkarak öğretmenlerimin de önerdiği en uygun bölüm “Çizgi Film ve Animasyon” bölümüydü. Mezun olurken yaptığım stajlar sebebiyle  Grafik bölümünden biraz soğumuştum, daha büyük bir şeyler yapmak istiyordum. Kodaman tiplerin gelip, "bana bu logoyu yap, bana bu kartviziti hazırla" deyip hiçbir sanat perspektifi olmadan işlerime karışmaları ve brief vermeleri hoşuma gitmemişi ve yaptığım işlerin hiçbir sanatsal yanı yoktu. Ne yazık ki Türkiye’de Grafik Tasarım mesleği çok fabrikasyon bir hale gelmiş. İnternetten tasarım indir, düzenle, yazı yaz ve sat. Genelde ajanslar bu şekilde çalışıyorlar. O yüzden eğitim bile görmeyen, Youtube’dan videolar izleyip Grafik Tasarımcı oldum diyen insanlar sektördeki asıl yetenekli ve ilgili kişilerin değerini düşürüyorlardı. Tabii iş verenlerin de bir sanat perspektifi olmadığı için değerlendirmeler adaletli bir şekilde olmuyordu.

Okuduğun okul ve bölüm nasıldı?  

-Dumlupınar Üniversite’si, Kütahya gibi küçük bir şehirde olması ve halkın öğrencilere pek sıcak bakmamasından dolayı genellikle tercih edilmeyen bir üniversite. Ancak benim için iki seçenek vardı, Eskişehir Anadolu ya da Dumlupınar. Anadolu Üniversitesi’nin Çizgi Film bölümü aşırı başarılı ve güzel işlere imza atıyor. Ne yazık ki ben yetenek sınavında sadece Dumlupınar’ı kazanabildim. Yine de okuduğunuz üniversiteden çok bu 4 yılı nasıl geçirdiğiniz önemli. 

Şirketler sizi işe almadan önce üniversiteden çok yaptığınız işlerle sizi değerlendiriyorlar. 

Yaptığın işten biraz bahseder misin?

-Bölümümde 3D,2D tasarım, animasyon, çizim ve senaryo yazım dersleri aldık ve projelerle öğrendiklerimizi tekrarladık. Okulda öğrendiklerim Game Artist pozisyonundaki işim için yeterli olmuştu. Çünkü aynı programları kullanarak ürün üretebiliyor, oyunlar için görsel sağlayabiliyordum. İşimi özetlemek gerekirse mobil platformlara hyper-casual türünde oyunlar yapıyoruz. Benim bu oyunlardaki görevim animasyon, efekt, model başta olmak üzere tasarım elementlerini sağlamak. Oyun oynamayı sevdiğim kadar yapmayı da sevdiğim için çoğu zaman çalışıyormuş gibi hissetmiyorum. :)

İstediğin bir işte severek ve keyifle çalışıyor olmak gerçekten harika. 

Peki tasarım süreci nasıl ilerliyor?

-İlk önce oyun fikirlerini belirliyor, daha sonra bu fikirlerin kullanıcıları çekebilecek ilgi çekici yönleri olup olmadığını kontrol ediyoruz. Çünkü oyun şirketleri için en önemli şey reklamlar aracılığıyla kullanıcı satın alabilmek. Yapacağınız oyunlarda satın alabileceğiniz kullanıcıların ilgisini çekebilecek şeyler yoksa kullanıcı alamazsınız. Ardından bu fikri nasıl oyunlaştırabileceğimizi düşünüyoruz. Oyun tasarımı da en az fikrin kendisi kadar önemli, çünkü satın aldığınız kullanıcılar ne kadar oyunda kalırlarsa o kadar kazanç sağlarsınız. Oyun tasarımından kastım basitçe anlatmak gerekirse ana karakter nasıl hareket ediyor, oyunda nasıl ölüyorsun, nasıl kazanıyorsun gibi şeyler. Her şey belirlendikten sonra Blender aracılığıyla modellemeleri, Photoshop aracılığıyla modellerin kaplaması ya da efektler ve küçük UI elementlerini tasarlayıp yazılımcılara teslim ediyorum ve Unity isimli oyun motorunda bunları birleştiriyoruz.

Bol beyin fırtınası ve enerji gerektiren bir iş düzeni. Tasarım için gerekli enerji ve motivasyonu nasıl sağlıyorsun?

-Beni motive eden şeyler genellikle işime duyduğum ilgi, insanlarında parçası olduğum oyun projelerini oynayıp zevk alması ve para oluyor. :) Ne kadar para mutluluğu satın alamıyor desek de ben paranın satın alabileceği şeylerle mutlu olabilen bir insanım. :)

Yaptığın çalışmaların her biri gerçekten çok güzel ve başarılı. Peki, senin en sevdiğin çalışman hangisi?

-Sanırım “Luka the Skull Magician” isimli son illüstrasyonlarımdan birisi olan çalışmayı seviyorum. Çünkü bitirebildiğim yegâne illüstrasyonlardan. Ancak çalışmalarıma baktığımda her zaman çok fazla hata görüyorum o yüzden genel bir doyumsuzluk ortaya çıkıyor. Ne yazık ki öğreneceğim çok şey var ve yolun başındayım.

Yaptığı Çalışmalardan Bazıları 

“Luka the Skull Magician” 
Aritovatar 

Gelecekle ilgili planların neler?

-Milyonlar tarafından oynanan başarılı oyunlar yapmaya devam etmek :).

Bu bölümü okumak isteyenlere ne söylemek istersin?

-Dijital tasarıma ilgiliyseniz, animasyon/3D/2D alanlarında kendinizi geliştirmek istiyorsanız ve sadece para kazanmak için değil aynı zamanda hoşlandığınız için bu alana yönelik bir şeyler üretiyorsanız bence sizin için uygun bölümlerden bir tanesi.

Sohbetimize ortak olanlara önerilerin?

Bir dizi: Fullmetal Alchemist.

Bir film: Castle in the Sky.

Bir kitap: Uçurtma Hırsızı.

Yaşadığın yerde bir mekân: Stadtpark.

Instagram : Arito.s

iyi ki tanıdım seni!

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sevgiler, Ause

Instagram : @auseblog

auseblog@gmail.com

Yorum Gönder

27 Yorumlar

  1. Çok keyifli bir sohbet olmuş. İlgiyle okudum. Arkadaşının sevdiği işi, başarıyla yapabilmesi çok güzel. İlgili bölümü okuyup Japonlar kadar başarılı shounen animeler yapabilmek isterdim ben de. Hayaller hayatlar diyor sadece izlemekle yetiniyorum. :) Sohbet için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevdiği işi yapabilmesi, kendini aynı enerji ve hevesle işine vermesi ve geliştirmeye devam etmesi gerçekten çok güzel. :) Ben çok teşekkür ederim bu güzel yorum için. :)

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim!! Bence ne olursa olsun hayallerinin peşinden koşmalısın tek engelin kendini sınırlaman, bunu çözersen her şeyi başarabilirsin. :)

      Sil
  2. İnanılmaz keyifli bir söyleşi olmuş ve daha erken yaşta hayallerinin peşinde koşması ve bu anlamda başarılı olması çok etkileyici. Bugün ebeveynlerin çocuklara her konuda söz hakkı bırakmadıkları bir dönemde bence başarı hikayesi arkadaşımızınki:-) Bu arada hangi oyunlarda imzası var acaba, bizim oğlanla da tanıştırsak ya bir gün:-)) Selamlar, sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten tam bir başarı hikayesi çok güzel söylediniz :) Sorunuzu iletiyorum kendisine :) Çok teşekkürler yorum için, kocaman sevgiler.

      Sil
    2. Teşekkür ederim, hikayemi beğenmeniz beni çok mutlu etti. :) Üretimine dahil olduğum ve başarılı olarak değerlendirebileceğim oyunlar Collect Cubes, Money Buster, Oh God! ve Deep Clean Inch. olmak üzere 4 tane. Tabii bunların hepsi güzel bir ekiple birlikte bir yere varıyor. :)

      Sil
  3. Arito bana ilham veriyor doğru bildiniz

    YanıtlaSil
  4. Gazeteci Ause’nin röportajını okudunuz mu :) insanın sevdiği işi yapması gibisi var mı ya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahah :) Vallahi öyle :))

      Sil
    2. Sevdiğiniz işi yaptığınız sürece bir daha çalışmak zorunda kalmazsınız tarzı bir söylem vardı kime ait olduğunu bilmesem de çok doğru buluyorum. :) Teşekkürler

      Sil
  5. Harika bir söyleyişi olmuş bayılarak okudum �� Arito da bana bazı konularda örnek oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiz Nez'im :) 🥰

      Sil
    2. Teşekkür ederimm! Bu tarz yorumlar beni ne kadar mutlu ediyor anlatamam. ^^

      Sil
  6. Arito Soto mu? Amanıın:) Lise arkadaşın demek. Ausecim sen zannettiğimden daha da küçükmüşsün ya. Tabii Arito da öyle. İkiniz de müthiş yeteneklisiniz bu biir. Sohbetinizin içeriği, sorulan sorular, verilen yanıtlar fevkaladenin fevki olmuş. Görseller Ausecimin elinden çıkma sanırım. Müthiş! Çok çok güzel. Her ikinizin de yolu açık olsun. Selamlar, sevgiler size 😊🙌🙌👏👏👏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birkaç kez sınıf tekrarı yaptım (okulu bırakıp, tekrar başlamıştım) Zeugmacım ama yine de pek değişiklik olmuyor yaşta tabii :D 28 yaşındayım.
      Çok teşekkür ederim güzel yorumun için Zeugmacım 🥰 görsellerin hepsi Arito Soto'nun eseri :) Hepsi onun yetenekli ellerinden çıkma. Tekrar çok çok teşekkür ederim kocaman sevgiler Zeugmacımmm ❤️❤️

      Sil
    2. Arito'nun her yanıtı beğenmemesi ilginç. Ya hiç kimseye ya herkese teşekkür etmeliydi bence.👎

      Sil
    3. Zeugmacım hepsini cevaplayacaktır eminim. Sanırım vakit bulamadı ya da gözünden kaçtı :)

      Sil
    4. Yazıyı ve çalışmalarımı beğenmenize çok sevindim, teşekkür ederim. :):)) Sabah yorumların hepsini yanıtlamaya çalışmıştım ancak bir sorun olmuş sanırım benden kaynaklı olabilir kötü hissettirdiysem özür dilerim yanıtsız bırakmak istememiştim, tekrardan çok teşekkürler ve sevgiler. :)

      Sil
  7. ne şeker biriymiş, saol tanıttığın için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim Deep, okuduğun için :)

      Sil
    2. Teşekkür ederim! O sizin şekerliğiniz. :)

      Sil
  8. Ausecim, dün yayımladığın ''Geleneksel Türk El Sanatları'' başlıklı son yazın neden görünmüyor? Okumuş ve çok beğenmiştim. Çok güzel el sanatları vardı orada. Kasnak işleri muhteşemdi. Penye iple yuvarlak halı falan aklıma yatmıştı mesela...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı nedenlerden dolayı yazıyı silmek zorunda kaldım Zeugmacım. Bende üzgünüm sildiğim için ancak görümcemin özel hayatıyla ilgili bir durumdu. Bir süre sonra aynı konuyla ilgili kendi araştırdıklarımı yazacağım. :)

      Sil
  9. Bu şansı bana tanıdığın için çok teşekkür ederim Ause'ciğimm! Ellerine sağlık.
    Olumlu yorum bırakan arkadaşlara da ekstradan teşekkür etmek istiyorum sayenizde çok güzel ve pozitif bir güne uyandım ve yaptığım işe biraz daha tutkuyla bakamaya başladım.
    Umarım herkes istediği işe ya da hayata sahip olur, sevgiler ve bir sürü kalpler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aritocummmmm! Benimle tecrübelerini ve fikirlerini paylaştığın için asıl ben teşekkür ederim, başarıların daim olsun . :)

      Sil

Düşünceleriniz ve önerileriniz beni mutlu eder🌴 🌵 🌾 🌿