Şemsiyenin Altındaki Kız │Sohbet

blog-yazarligi-sohbet
blog-yazarligi-sohbetMerhaba! Blog sohbet yazılarımız artık geri döndü! Uzun bir aradan sonra bunu tekrar yapıyor olmak beni çok mutlu ediyor. Sizleri, çok sevdiğim blog yazarlarından biri olan Akela ile tanıştıracağım bugün. Bu sohbet dizisine katıldığın için çok teşekkür ederim canım Akela :)

Kimdir Şemsiyenin Altındaki Kız? Kendini tanıtır mısın?

Kendi halinde, izlemeyi ve yazmayı seven, sakinliği ve huzuru kovalayan biri Şemsiyenin Altındaki Kız. Bir erkek giyim mağazasının e-ticaret, sosyal medya bölümünde çalışıyorum. İş tanımım biraz uzun ve karmaşık aslında ama kısaca böyle özetleyebilirim sanırım. Onun dışında vakit buldukça bana iyi gelecek ve yaşamın stresini atmama yardımcı olacak şeyler ile ilgileniyorum. Yazmak, izlemek, okumak gibi. 4 kişilik çok sevdiğim ailem ve az ama öz olan arkadaşlarım ile sessiz sakin hayatını yaşayan biriyim sadece. En zorlandığım soru bu olabilir, itiraf ediyorum. 

Akela ismi nereden geldi?

Blogger kimliğim için bir isim seçmem gerekti. Kendi ismimle açmak, bir marka olmak gibi bir hedefim hiç olmadı. Bu sebeple beni yansıtabilecek bir isim seçmeliydim. Nasıl bir şey olmalı, hangi dil olmalı diye çok düşündüm. İlgi alanlarımdan bir şeyler yansıtmalı diye düşünerek Korece ve Hintçe arasında gidip geldim. Şimdi olsa o listeye Japonca’yı da eklerdim. O zamanlar, yıllar sonra kendimi Japonca kursunda bulacağımı düşünmemiştim. Araştırdığım sırada Akela ismini gördüm. Hintçe de “tek, yalnız” anlamında. Yalnızlığı ve yalnızlığını çok seven birisi olarak benim için daha iyi bir tanım olamazdı. Daha sonra araştırdığımda başka anlamları olduğunu da gördüm ama Akela ismini duyduğum anda o tek anlam ve bana hissettirdikleri seçmem için yeterli oldu. Akela kız da böyle doğdu işte. 

Kore, Japon, Asya dizileri ve animeler hakkında yazdığın, kitap yorumlarının bulunduğu harika bir bloğun var. Blog açma fikri nereden doğdu? Nasıl başladın? (İyi ki blog açmış dediğim Şemsiyenin Altındaki Kızın, başlayış hikayesini çok merak ediyorum. :)

Kore dizileri dendiğinde benim için bu işin ustası sevgili Nabrut’tur. Onun yazılarını okuyarak blog kavramı ile tanıştım. Önerdiği dizileri izlemek ve yorum yapmak güzel bir rutin haline gelmişti. İlk yorumumu o kadar utanarak yapmıştım ki hala hatırlıyorum. Bu benim gibi fazlasıyla çekingen bir insan için büyük bir adımdı ve bana öyle güzel geri dönüşler yaptı ki.. Sonra tanışıp konuşmaya devam ettikçe neden blog açmıyorsun, bence açmalısın dedi. Yazma isteği içimde hep vardı. Bende onun o güzel desteği ile cesaret ederek daha özgür olacağım ve içimden gelen her şeyi istediğim şekilde paylaşabileceğim bir yer olsun istedim. Evim gibi hissedeceğim. 14 Şubat 2016 yılında (tarihimde çok manidardır, evet) Akela, Şemsiyenin Altındaki Kız olarak bu şekilde başladı yazmaya.

Kore, Japon dizileri, animeler hakkında bir şey bakmak, sormak istediğimde aklıma ilk sen geliyorsun. Bu konuya merakın nasıl başladı?

İlk Kore dizim TRT1 de yayınlanan Düşlerimin Prensiydi. Tabi o zamanlar benim için sadece televizyonda denk geldiğim bir diziydi ama çok sevmiştim. Yıllar sonra yine aklıma düştüğü bir gün internetten izledim. Acaba bu tarz başka hangi diziler var diye bir araştırma yaptığımda seçeneklerin çokluğuna şaşırdığımı hatırlıyorum. Kültüre çok aşina olmadığım için önce izlediğim bir oyuncusunun başka dizilerini izleyerek devam ettim. Baktım ki tanıyorum artık hepsini ya da bir göz aşinalığı var sonra oyuncu seçmeden konularına, türlerine göre izlemeye başladım. Bölüm süreleri ve bölüm sayıları da az olunca... Öyle bir başladık devamı da geldi. Anime konusu da aynı şekilde oldu. Ah o TRT1. Şimdi düşününce her şeyin sorumlusu TRT1’miş (: Ay savaşçısını seyrediyordum TRT1 de ama ne seyretmek. Okuldan koştur koştur izlemek için eve döndüğümü hatırlıyorum. Hatta yayınlanmadığı gün evde nasıl kıyameti kopardığımı. Ay Savaşçısı benim için bir çizgi filmden fazlasıydı. Yıllar sonra tabi yine bir merak araştırma derken anime dünyası ile tanıştım. Öyle yürüdük sonra. Yalnız uzun oldu baya ama umarım sıkmamışımdır. Anlatasım mı varmış ne ? 

İyi ki de varmış! İnsanların başlayış hikayelerini, hikayelerindeki detayları hep merak etmişimdir. Eğer arkadaşımsa daha çok merak etmişimdir. :) Okuyanlarında seni sevip, sıkılmayacağını düşünüyorum. :)

Bloğundaki Keşif Kategorisi en keyif aldığım bölümlerden birisi. Devamı gelecek mi?

Benimde yazmaktan en keyif aldığım bölümlerden birisi oldu keşif kategorisi. Devamı gelecek mutlaka. Çok da güzel planlarım vardı aslında ama hayatımıza pandemi diye bir kavram girdi, biliyorsun. Bu sebeple de özgürce çıkıp, yeni yerler keşfedemiyorum. Bende sessizce keşfedeceğim güzel zamanların gelmesini bekliyorum. 

semsiyenin-altindaki-kiz-sohbet


Bloğu kenara ayırırsak, etkileşim adına katkı sağlasın diye kullandığımız Instagram'ı nasıl kullanıyorsun? O harika fotoğrafları bir sisteme göre mi paylaşıyorsun? Bir rutin mi ya da anlık mı?

Blog için bir instagram hesabı açmak hep aklımdaydı ama ya yetişemezsem düşüncesi vardı. Sonra anlık bir karar vererek açtım. Açacağım instagram hesabı bloğumun bir yansıması olsun istedim. İlk zamanlar bunu bir rutine döndürüp belli bir sisteme göre paylaşmaya başladım ama bu inanılmaz bir baskı yaratmaya başladı bir süre sonra. Renkleri, duruşları, sırası aynı olmalı gibi. Daha sonra bu durum beni rahatsız etmeye başladı çünkü bu bir görev haline gelmeye başlamıştı. Her zaman huzuru ve huzurlu olacağın şeyleri yapmalısın düşüncesini savunduğumdan da saldım bende. Zaten bu hesabı açarken ki düşüncem içimden geldiği gibi görüp çektiğimi özgürce paylaşabilmekti. Artık buna daha yakınım ve çok güzel de geri dönüşler alıyorum. Şu anda istediğim gibi içerik üretemesem de artık daha kuralsız bir şekilde devam ediyorum. Ayrıca güzel iltifatın için de çok teşekkür ederim. O senin güzel görüşün


Bu yönde ilerlemene bende çok sevindim. Severek okuduğumuz, izlediğimiz insanların gözünden hayatı görmek bana hep keyif vermiştir.

semsiyenin-altindaki-kiz-sohbet
Bakış açını değiştiren bir kitap, bir dizi, ya da bir film?

Bakış açımı değiştirenden ziyade beni derinden etkileyen filmlerden bahsedebilirim. Hotaru No Haka 2. Dünya savaşının sonlarına doğru Japonya’da iki kardeşin hikayesini anlatan mükemmel bir film. Onun dışında Miracle in Cell No.7.  7. Koğuştaki mucize filminin orijinal Kore versiyonu. Mary and Max. Arkadaşlık konulu şahane bir film. Dünyayı sevgi kurtaracak düşüncesine inanan biri olarak konusu, teması gerçek duygular olan her şeye tamamım ben.

En dibe çöktüğün anlarda, mutsuzluğunda, okuduğunda güç veren bir söz var mı?

“Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir.” – Goethe.

Aslında böyle zamanlarda beni düştüğüm yerden kaldıran özellikle bir söz yok. Ben güç vermekten çok daha hüzünlü şeyler okuyup, hatırlatıyorum kendime. Hüznü seven insanlardanım. İçerisinde biraz gözyaşı barındıran her şarkı, kitap, film bana iyi gelir. O mevzunun, durumun ya da ruh halinin üzerine gitmem gerek. Acıyı yaşayıp atmam gerek çünkü. Biraz da zaman. O huzursuz ruh halini yaşayıp sindirmem sonra da kaldığım yerden devam etmem için. Bir örnek vermem gerekirse; “Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir.” – Goethe. Çok canım sıkıldığında kendime hatırlattığım ve inandığım sözlerden birisidir bu ve dua etmek tabi ki. Dua etmek, inanmak saklandığım yerlerden çıkmama yardımcı oluyor kesinlikle.

Sohbetimize Ortak Olanlara Önerilerin?

En çok zorlandığım konu “bir şey” seçmek olabilir. Favorim olan ya da çok sevdiğim yapımları düşününce asla bir tane seçemiyorum. Bu yüzden aklıma ilk gelenleri söyleyeceğim. 

Bir Dizi: Moon Lovers

Bir Kitap: Yaşıyoruz sessizce

Bir Film: Hotaru No Haka

Yaşadığın yerde Bir Mekan: Baltalimanı Japon bahçesi

İyi ki varsın!

Sende iyi ki varsın ve iyi ki kesişti yollarımız!


http://semsiyeninaltindakikiz.blogspot.com/

https://www.instagram.com/akelablog/

https://twitter.com/Birgaripakela




Instagram : @auseblog

auseblog@gmail.com

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sevgiler, Ause

Yorum Gönder

6 Yorumlar

  1. Canım Ause.. Öyle güzelsin ki. Öncelikle ben çok teşekkür ederim böyle bir etkinliğe beni de dahil ettiğin için. Blogumu ilk açtığım zaman tanıştığım ve yıllar geçmesine rağmen hala aynı keyif ve mutluluk ile konuşabildiğim değerli arkadaşlarımdan birisin. İyi ki demek istiyorum. Tekrar ve tekrar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akelam seninle böyle bir sohbet yaptığımız için, mesafeler olsa bile yakın olduğumuz için çok mutluyum. İyi ki hayatımdasın. Dilerim, hayatında hep güzelliklerle karşılaşırsın. :) 💕💕💕

      Sil
  2. Memnun olduk bizde Akela ile tanıştığımıza:-) Çok keyifli bir sohbet olmuş.(Bu arada hiç bir yazının okuma paneline düşmemesi normal mi??)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaa sahi mi? Her paylaştığımda bir iki dakika geç olsa da düşüyor gözüküyor bende :( sanırım genel olarak kontrol panelinde bir problem var. Bende de bir kaç arkadaşımın yazıları görünmüyor bazen mesela.
      Çok teşekkürler yorumunuz ve ilginiz için :)))

      Sil
    2. Rica ederim. Tek tek sayfalara girip bakmak zorunda kalıyorum, yeni yazı var mı diye:-)) Umarım düzelir en kısa sürede.

      Sil
    3. Bende zaman zaman kontrol ediyorum :) teşekkür ederim tekrar ilginiz için :) bunu herkes yapmaz çünkü, umarım düzelir kocaman sevgiler

      Sil

Düşünceleriniz ve önerileriniz beni mutlu eder🌴 🌵 🌾 🌿